|
Varsıllık ve Yoksulluk
Apr 24,2007 00:00
by
Ömer ŞAN
Hiç, bilenle bilmeyen bir olur mu?.. Çaresiz misiniz yoksa çare siz misiniz?.. Varlığınız ile yokluğunuz arasındaki farkın ayrımında mısınız veyahut. Varsıllığınız sizin için ne anlam ifade ediyor veya yoksulluğunuz!.. Sizin için zenginlik nedir veya? Para mıdır, pul mudur, insanlık, dostluk mudur, kültür müdür, çevre midir, yurt mudur, aldığınız eğitim, gezdiğiniz yerler midir sizin varsıllığınız. Bir bütün müdür yaşamak gibi… Çoğu kez yüreğimizdedir varsıllık veya yoksulluk. Her ne kadar ekonomik anlamda algılansa da bu iki zıt terim, günlük yaşantımızın her alanında etkili olmaktadır. Zenginlik ve fakirliğin bir yanında durmaktadır aslında yoksunluk. Ülkemizdeki genel durumlara baktığımızda, gün geçtikçe yoksullaşan yurttaş kitleleri, artan geçim sıkıntısı ve ardından birbiri ardına çoğalan yardım dernekleri ve vakıflar… Sanki kendi kendilerine düşmüş bu insanlar bu duruma. Önce fakirleştir, sonra fakir edebiyatı ile siyaset yap ve yardım sepeti uzat… İşimiz çok derin ve felsefik aslında. Diğer bir ucunda da duruyor siyaset. Ama biliyorsunuz ki diğer konularda olduğu gibi bunda da yok herhangi bir nemaset! Mesela, Rize’nin varsıllığı ile yoksulluğu yada yoksunluklarından söz etmek gerekirse, hemen bir çok okuyucumuz bizden önce sıralayacaktır. Hele de şu 4 yılı aşkın sürede Rize’den gidenler, kaçırılanlar gelecektir aklımızın ucuna. Önümüzdeki yaş çay sezonu için neredeyse hazırlıklar tamamlanmış durumda, herkes de bir fiyat beklentisi ve hesaplaması var gibi. Ama heyecan yok! Yöre ve bölge ekonomisinin yanında ülkemizin en önemli ve stratejik ürünlerinden olan çay, elbette ki etrafımızda dönen global entrikaların kucağına itilmiş durumda. Kimi çevrelerce farklı anlatımlarla, ‘artık geçim kaynağı olmaktan çıktığı’ söylense de, bu söylemlerin altındaki esas temel, söz konusu bu entrika ve yoksullaştırma ki, ardından da yoksunlaştırma zihniyetidir. Bu nedenle yıllardır özellikle de yaş çay fiyatının belirlenmesinde birliktelik oluşturulması ve bunun çaydaki diğer sorunların da çözümü için sürdürülmesi yönünde çağrılar yapıyoruz. Sonuç ortada, herkes konuşuyor ama icraat yok!.. Geride bıraktığımız aylarda, Rize’nin turizm geleceği açısından bir 5 yıldızdır tutturulup gidiyordu. ‘Ha gitti gidiyor, kaydı kayacak’ derken ortalık duruldu. Ardından yine aynı teranelerle Dedeman satışa çıkarıldı, ihalesi yapıldı. Sonra da iptal edildi bu satış. Biz, varsıllık ile yoksulluktan söz ederken; birileri de sözdeliklerden dem vuruyor, kendilerince siyasete(!) yön veriyordu… Önceki hafta içerisinde yapılan koordinasyon kurulu toplantısında Rize’deki yatırımların ve projelerin oranlamaları açıklandı. Yine ‘aslan payının’ yollarda olduğunu gördük. Bu halde bile, yapılması planlanan projelerin onda biri kadar bir ödenek ayrılmış ve bunun da hemen yarıya yakın bir kısmı gerçekleşmiş. Bazılarının deyimi ile ‘komşu illerin hakkını alan Rize(!) için öngörülen 971 işin toplam bedeli 2,5 milyarı aşıyor ama ayrılan ödenek 245 milyon. Bu rakamın içerisinde elbetteki hiçbir ilde olmadığı gibi Sahil Yoluna yapılan yatırım da var. Sanırız bu rakamlar, Rize’nin diğer bir bakışla varsıllığı ile yoksulluğu arasındaki oranı da ortaya koymaya yetebilir. Bizim düşüncemize göre yaşam her yönüyle bir bütün olmalıdır. İnsanların varsıllığı ile yoksulluğu ve aynı zamanda yoksunluğu bu çerçevede ele alındığında özlenen bütünlük kendiliğinden sağlanacaktır. Öyle fazla sık eleyip, sık dokumadan şöyle hafifçe evirip çevirdiğimizde; çaresiz mi yoksa çare biz mi olduğumuzu görebiliyoruz. Varlığımız ile yokluğumuz arasındaki ince çizgide bütün varsıllıklarımızın farkına vararak; Ulusal Bağımsızlığımızın, Özgürlüğümüzün ve de bugünkü Çağdaş, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti Türkiye Cumhuriyetimizin temelini oluşturan TBMM’nin açılış yıldönümü olan ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün özellikle de çocuklara armağan ettiği ‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 87. yıldönümünün kutlu olması dileklerimizle. |