|
Yine mi Sınav
Apr 30,2007 00:00
by
Emrah Ciğerim
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yoğun olarak gündemi işgal ettiği bir dönemde eğitim sistemiz de olan bazı değişimler gündemin gölgesinde kalarak birçok öğretmen adayının canını bir hayli sıkmaya devam ediyor. Beş yıl eğitim fakültesi okuyarak yada Fen-Edebiyat fakültesinden mezun olduktan ve eğitim gönüllüsü olmak için yüksek lisans yaptıktan sonra öğretmen olmak isteyen adaylar için yeni bir sınav daha uygulanmaya çalışılıyor. Öğretmen adayları öğleden önce ve aynı gün içinde bir de öğleden sonra olmak üzere iki sınava tabi tutuluyorlardı. Bu iki sınavın üzerine ek olarak bir de ‘Alan Sınavı’ uygulanması gündeme geldi. Gündeme geldiği günün ardından bu yana doyurucu ve öğretmen adaylarını aydınlatıcı bir açıklama hala yapılmış değil! Sadece, ‘Milli Eğitim Bakanlığı bu sınavı uygulamada kararlı’ ifadesi vurgulandı. Buna artı olarak bir açıklama yapılmaması ise öğretmen adaylarını daha da strese sokmaya yetiyor da artıyor bile. Genel yetenek, genel kültür ve eğitim bilimler sınavının ardından ‘Alan Sınavı’nın uygulanması birçok eğitim uzmanı ve akademisyen tarafından ‘yıpratıcı’ olarak nitelendiriliyor. Bu sene ilk defa uygulanacağından ve sınav tarihine iki ay kalması nedeniyle, birçok öğretmen adayı sınavın nasıl olacağı hakkında bilgi sahibi olmak istiyor. Fakat bu önemli konu hakkında doyurucu bir açıklama hala yapılmadı. Alan sınavı, öğretmen adaylarının branş yeterliliğini ölçen bir sınav. Genel kültür, genel yetenek ve eğitim bilimleri sınavına eklenmesi, sınav sayısını artırdığı için fazla tercih edilen bir sistem değil. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı, sınava iki ay kalmasına ve sınavın nasıl olacağı, ne tip soruların sorulacağına, sınavı hangi kurumun yapacağına tam bir açıklık getirmediği için eleştiriler daha da artıyor. Resim, Beden Eğitimi ve Müzik gibi alanların sınavlarının uygulamalı yapılması bir başka eleştiri konusu. Öğretmen adayları bu sınavlarda torpilin olacağını haklı olarak düşünüyorlar. Türkiye’de -özellikle bu iktidar zamanında- nerdeyse bütün kurumların içine sızan kadrolaşma ve adam kayırma düşüncesi, herkesin kafasını karıştırmaya yetiyor. ÖSYM’nin, bu sınavı yapacak yeterlilikte kadrosu olmadığını açıklaması ver sınavı yapamayacağını bildirmesi de bir başka çıkmaz… Bu açıklama üzerine Milli Eğitim Bakanlığı, sınavı kendileri tarafından yapılacağını açıkladı. Ancak, nasıl yapacağı, soruların niteliğinin nasıl olacağı, sınavın ne zaman olacağı hakkında en ufak bir ipucu bile yok! Türkiye’de ‘yüz bin’ öğretmen açığı var, fakat her yıl on ila yirmi bin arasında öğretmen alınıyor. Son birkaç yıl içinde ise Din Kültürü öğretmenlerinin alımında ki artış gözden kaçmıyor. Ayrıca Fizik, Kimya, Biyoloji ve özellikle de Matematik branşlarına kadro açılmaması bir başka göze çarpan konu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır’ sözünü hatırlayanların sayısı bir hayli azaldı! Öğretmen adayları mesleğe başlarken birçok zorluklardan geçiyor. Daha mesleğine başlamadan önce sınavlarla yıpratılıyor. Ekonomik yeterlilikleri zaten ortada. Birçok eğitimci, yasak olduğu halde ek iş yapıyor. Böyle bir durumda, öğretmenlerden güzel nesiller yetiştirmesini beklemek zor. Fakat, tüm bu zorlukları yenerek; bu kutsal görevi en iyi şekilde yapmaya devam ediyorlar. Öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının koşullarının iyileştirilmesi, onların bu görevi daha da güzel yapması ve çok daha aydınlık ve güzel nesiller yetiştirmelerini sağlayacaktır. Ama, bu dediğimiz bu dönemde olabilir mi veya nasıl gerçekleştirilir onu sizler de görebiliyorsunuz!.. Sevgi ve saygılarımla… |