|
Laf u Güzaf!..
Mar 14,2007 00:00
by
ÖmerŞan
Laf u Güzaf!..
Kimisi de Türkçe yazımda bunu ‘Laf-ı Güzaf’ şeklinde aktarıyor. Bizim ulaşabildiğimiz mana anlamında da her iki şekilde kullanıldığı yönünde. Ama asıl önemli olan kullanıldığı yer, tema ölçüsü ve hitap ettiği şekil. Belki de kişiler demek daha doğrusu olur! Şair aşk için kullanırken bu deyimi, “Laf-ı Güzaf” başlıklı şiirinde “Nasıl bakıyorsan aynada kendine, Öyle bak bana şimdi… Yerime konuşsun o ayna ben yoksam.” diyor kendi hesabınca. Aslında ne de yakışmakta zamanımızın siyasetçilerine bu söz biliyor musunuz? İşkembeden ‘matbaa hataları’ çıkıyor, dilleri sürçüyor, lisanları pörsüyor! ‘Ben var ya ben, size hiç yalan söylemedim. Tutamayacağım sözleri vermedim.’gibi laflar edebiliyor bazıları ve dahası bunlara acaba neden gerek duyuyor! E doğal olarak da inandırıcı olamıyor vesselam. Yani, ‘laf u güzaf’ yapıyor beyim!.. Ülkemiz etrafında yaşanan gelişmeler, ülke içerisindeki manevralar ve seçim salvosu hesapları bir yana dururken; biz gene isteklerimizi sıralayalım. Gündoğdu Çay Fabrikası’Nın yerine 5 yıldızlı otel yapma projesi ile Rize’ye yatırım yapma lüksüne girdiklerini sanan bazıları, Ovit Geçidi için niye öne çıkamazlar. Zaten Toki ve Turizm Bakanlığı bunun kararını almış. Adam çıkıp ‘Karadeniz’de ile bir otel yapacağız’ demiş, toplam 7 tane! Rize’ye bir ayrıcalık yok, ‘bunu Rize’ye alalım, ama başka yere kaçmasın’ telaşesi neden. Sonra, bu otel hikayesi öyle hemen yapılacak türden de değilmiş! Yok daha, Toki bu arazileri devir alacak, buralara yatırım yapacak iş adamı veya firma bulacak da sonra plan proje hayata geçirilecekmiş! Yani ortada bi fol var da, yumurta nerede belli değil. Hatta yumurtayı yapacak ‘tavuk’ bulunmamış daha!.. Valla bu benim engin(!) bilgim değil, Milletvekilimiz Sayın Kart’ın bu konudaki açıklamalarından öğrendik. Daha önceleri sözünü ettiğimiz Ovit Geçidi vardı. Hani önceki hafta 750 bin lira ödenek ayrılmıştı da, Erzurum’dan tepki gelmişti! Bir ara da yine yazmıştık Trabzon Limanı’nın Of’a taşınma durumunu. Bundan sonra sanırız daha da bir önem kazanacak bu yol… Artık kavrayabilenler için tabii… Öte yandan gene önceleri üzerinde durup dikkat çektiğimiz bir de Çambıbel Tüneli vardı. Hani Dağdibi Yolu ile bağlanarak, Salarha üzerinden İkizdere’ye inmesi muhtemel yol güzergahında bulunan ve bazılarının ‘fasa fiso’ olarak değerlendirdiği ve önemsemediği Çamlıbel Tüneli, 20 Yıllık Kalkınma Planına işlenmiş. Hani önceki hafta değindiğimiz bankalarla ilgili, Merkez Bankası’nın Rize’de kurulması konusu vardı. Kimseden ‘çıt’ çıkmadı. Bir kez daha hatırlatmak istedik. Rize’deki banka şube sayıları artık bu yöndeki prosedüre uygunmuş. Ve hatta Rize’de Merkez Bankası için de, boş ve halihazırda bekleyen eski Adliye Sarayı sanki biçilmiş kaftan gibi duruyor. Doğal olarak, orası için biçilmiş başka bir ‘kaftan’ yoksa tabi. Biz önerimizi ortaya atalım da gerisi ‘laf’ta kalmasın. Öte yandan, önceki hafta değinemediğimiz Çaykur’daki ‘promosyon’ hesapları da duruyor önümüzde hala. Hani bazı kurumların bankalarla yaptığı ‘maaş’ anlaşmalarından sağlanan türdeki promosyondan söz ediyoruz. Bu nakdi promosyonlar çeşitli kurumlarca personellerine dağıtılırken, hem de öyle az buz rakamlar da değil hani, Çaykur’da bunun olmaması hem memur ve hem de işçilerin canını oldukça sıkmış. Özellikle yapılan 10 yıllık anlaşmalarla sağlanan veya sağlanacak bu maddi promosyonun nerelere gittiği yada gideceği bizce epeyce bir merak konusu oluşturmalı!.. Hele de Genel Müdür ile birlikte 2 yardımcısı ve daire başkanı konuya sıcak yaklaşım gösterirken, konuyla ilgili yardımcının katı bir tutum sergilemesi de oldukça ilginç gelebilir insanlara! Darısı bi takım ‘baş’lara artık… Bir de Rize Devlet Hastanesi’ndeki bazı özel durumlar söz konusu. Mesela yetkilendirmeler, alınan raporlar ve görevlendirmeler. Rize’den yayın yapan yerel bir internet sitesinde gündeme getirilen iddialar öyle pek de yenilir yutulur cinsten değil. Hele de bu iddialara yapılan yorumlarda ortaya çıkan durumlar bizce öyle göz yumulacak cinsten değil!.. Etik açıdan yaklaşımı bir kenara koyarsak, sanırız yetkili ve ilgililer konuya ilişkin gerekli çalışmaları yapıyorlardır. Haftayı daha da uzatabiliriz elbette ki. Ama bizde girişteki gibi ‘laf-ı güzaf’ yapmayalım diyerek, yüreğimizdeki sevgiyi salık veriyoruz yüreklerinize. |