|
Çay ve Çaykur Namusumuzdur!..
May 15,2007 00:00
by
ÖmerŞan
Rize Cumhuriyet Meydanında düzenlenen “Çay Mitinginde” Konuşan İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, Çay Gibi Diğer Ürünlerin de Yok Edilmeye Çalışıldığını Kaydetti (Haber Merkezi)- İşçi Partisi (İP) tarafından Rize’de düzenlenen Çay Mitinginde konuşan Genel Başkan Doğu Perinçek, seçim çalışmalarına Rize’den başladıklarını söyledi. Rize Cumhuriyet Meydanında düzenlenen “Çayına Sahip Çık Mitingi”nde, Çaykur’un özelleştirilmesine karşı çıkan binlerce İşçi Partili ve Rizeli, çay üreticilerinin dayatılan IMF politikaları altında acımasızca ezilmesini protesto etti. Mitingde konuşan İP il Başkanı Metin Sina Kan, yaş çay fiyatının hiçbir zaman üreticinin alın terini karşılayacak düzeyde olmadığını, özellikle AKP döneminde üreticinin daha da perişan edildiğini kaydederek; yaş çay kampanyasının hiçbir dönemde olmadığı gibi, Rize dışında yapılan yaş çay fiyatı açıklamalarıyla açıldığına işaret etti. “Öncü Perinçek”, “Ne ABD ne AB, tam bağımsız Türkiye” sloganları ile “Çay bizim namusumuzdur”, “Çaykur Özelleştirilemez” döviz ve pankartları arasında miting alanına giren İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, hiçbir siyasi partinin cesaret edemediği şekilde seçim çalışmalarını Rize’den başlattıklarını duyurdu. Rize’nin ulusal bağımsızlık mücadelesinde önemli bir yeri olduğuna vurgu yapan Perinçek, “İpsiz Receplerin, Dursun Kaptanların diyarı, cesur ve mert vatansever insanların ocağı, ulusal kurtuluş mücadelesinde Mustafa Kemal’in yanında yer alan ve bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin temelinde yer alan insanların bulunduğu Rize ve Karadeniz Bölgesinden seçim çalışmalarına başlamamızın anlamı büyüktür. Rize insanı, içinden çıkıp ülkeyi ABD ve AB mandacılığına sokmaya çalışan zihniyeti ve onların temsil ettiği siyaseti kabul etmemiştir, etmemektedir.”şeklinde konuştu. Çay üreticisinin yıllardır uygulanan IMF politikaları ile ezildiğini, ülkemizin diğer ürünleri gibi çayın da bitirilmek istendiğini anlatan Perinçek, ülkeye kaçak yollarla sokulan çayın önünün kesilemediğini ifade ederek, “Çaya kota koydular, üreticinin elindeki çayı almamak için türlü marifetler sergilediler. Ülkemizdeki diğer üreticilerin içine sokulduğu ekonomik zorluklar nasıl üreticilerin belini büküyorsa, çaycının da beli bükülmüştür. Uygulanan politikalar Türk çaycılığının bitirilmesini amaçlamaktadır. Bizler buna izin veremeyiz.”dedi. Türkiye’nin tıpkı çiftçiler ve üreticiler gibi kredi faizi borçlarına saplandığını anlatan Perincek, “Arkada kalan dönemin eleştirilmesiyle fazla vakit kaybetmeye gerek yok. İP olarak biz önümüze bakıyoruz. Türkiye’de neler yapabileceğimizi, insanlarımıza nasıl iş bulunur, nasıl üretim ekonomisine geçilir biz bunların hesabını yapıyoruz. Her yıl devlet bütçesinden 50 katrilyon lira iç borç faizlerine verilmektedir. Ülkeyi bir avuç büyük başla tefeciler haraca bağlamış. Sizlerden topladığı vergileri kaçırıp bunların cebine koymaktadır. Biz bunun önünü keseceğiz ve bu parayı yatırıma ve üretime döndüreceğiz. Herkes gelecek size bol keseden vaatte bulunacak. Onlara kanmayın, bakın biz size kaynak gösteriyoruz. Çaykur’u değiştireceğiz, çay fabrikalarını düzenleyerek bütün ülkenin çayını işleyecek konuma getiriyoruz. Türkiye’de dolaşan Doları, Euroyu Türk Lirasıyla değiştiriyoruz. Türk Bayrağı altında Türk Lirası diyoruz. Hortumcuların ciğerini sökeceğiz. Uyuşturucu kaçakçılarının, bankaların içlerini boşaltarak vatandaşların kanını emenlerin önünü keseceğiz. Hepsinin dosyası hazır. Hortumcunun hakkından hortumcular gelemez, onların hakkından ancak İşçi Partisi gelir. AB ve ABD diyor ki, tarımı desteklemeyeceksin, İP diyor ki, tarımı ve üreticiyi destekleyeceğiz, çaycıyı destekleyeceğiz, çay fiyatını yüksek fiyattan alıp ödemelerini zamanında yapacağız. Bugün Türkiye’ye 60 bin tona yakın kaçak çay giriyor. Türkiye delik deşik oldu. Bu kaçak girişlere ülkemizin kaynakları gidiyor.”ifadelerini kullandı. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, yapılacak olan erken seçime genel olarak iki siyasi partinin gireceğini, bunlardan birinin Türkiye programını uygulayan ,Türkiye pamukçusu, çaycısı, çiftçisi, işçisi, sanayicisinin partisi olan İşçi Partisi; diğerinin ise Amerika ve Avrupa programını uygulayan diğer partiler olduğunu söyledi. Perinçek, “Son 20 yıla iyi bakalım. Orada iki programın çarpıştığını görüyoruz. Bunlardan biri ‘sen kendi toprağına pancar, tütün ekemezsin, çayına kota koyarım, şekerini ve sigaranı benden alacaksın, borçlanacaksın’ programıdır. Ben 2002 yılında da Rize ‘ye geldim. O zaman da söyledim. Amerika ve Avrupa tarafından dayatılan programlara oy vermeyin. Türkiye’nin programına oy verin. Ama gördünüz tellaklar değişti ama hamam aynı hamam. Eski hamam eski tas, 2002’den öncede diğer siyasi partiler vardı, hepsi gene buradalar, bu partiler hangi partiler. Hepsi Amerika ve Avrupa’nın programlarını uyguladılar. Çay meselesi de bunlara bağlı, eğer bir Türkiye Partisi, Türkiye’nin programını uygulasaydı, Çay üreticisi Türkiye pazarına kendi çayını satar, bugünkü konumunda olmazdı. Türkiye’ye çay lazım, dışarıdan çay almayacağız. Bardak Avrupa’dan geliyor, içerisine konulan çay kaçak çay, dışarıdan geliyor, şeker Türk pancarından üretilen Türk şekeri değil. Kimin şekeri, Kemal Kanakıtan’ın şekeri. Kemal Kanakıtan’ın Avrupa’dan Amerika’dan getirttiği şeker. Biz bu kaynakların Türkiye’de kalmasını sağlayacağız.” dedi. |