|
Çarklar
May 22,2007 00:00
by
Emrah Ciğerim
Yerleşik hayata geçilmesi ile birlikte insan ve buna paralel olarak toplumsal yapı hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Yerleşik hayat ile birlikte insanın düşünce yapısı, ekonomik faaliyetleri, sanatı, aile yapısı kısacası insanla ilişkilendirilebilen her şey değişmeye başlamıştır. Bu değişim yeni bir toplumsal yapının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu toplumsal yapı içerisinde olan toplumsal kurumlar, yerleşik hayatın verdiği imkanlarla yeniden şekillenmiş, evrimleşerek günümüze kadar gelmiştir. Ekonomik faaliyetlerin değişmesi, ‘avcılık ve toplayıcılık’ın yerini ‘tarım’ın alması bir toplumsal kurum olan ekonominin şekillenmesini sağlamış, üretime verilen değerin artmasına neden olmuştur. Ekonomi kurumunda olan değişimin yanında diğer toplumsal kurumlarda şekillenmiştir. Eğitim kurumu, hızlı bir değişime girmiş; yerleşik hayatın koşullarına uyum sağlayacak eğitim faaliyetleri geliştirilmiştir. Göçebe yaşayan insan kendisinin ve sahip olduğu ailenin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar kendini eğitmeye ihtiyaç duymuştur. Eğitimin bu sınırlı yapısı yerleşik hayat ile birlikte evrimleşmiştir. Yerleşik hayat ile birlikte çoğalan ihtiyaçlar, eğitimin sürekli gündemde kalmasını sağlamış; eğitim daha da kurumsallaşan sistemli ve profesyonel bir caba haline gelmiştir. Ekonomi ve eğitim belki de birbirine en çok etki eden toplumsal kurumlardır. Ekonomi kurumundaki en küçük bir değişme eğitim kurumunu da etkilemektedir. Bu iki kurumun arasındaki ilişkiyi birbirine kenetli olan çarklar gibi düşünebiliriz. Herhangi birindeki değişme diğerini de değiştirir. Eğer çarklardan biri bozulursa veya amacının dışında faaliyetlerde bulunursa, bir diğer çarkı ya kendine benzetir yada onu kırar. Toplumsal yapı birçok çarktan (toplumsal kurumdan) oluşan bir sistemdir. Ekonomi, eğitim, din, aile vb. bu çarklar, sistemli bir şekilde işlemediği zaman çarklar arasındaki uyum kısa zamanda bozulur ve hangi çarkın hangi işi yaptığı belirsizleşerek amaçlar birbirine karışır. Bu da sitemin parçalanması için yeterde artar bile. Eğitim hizmetleri, ekonomik kaygıların altında yapıldığı zaman amacından sapmaması için çok çaba harcanması gerekir. Ekonomik kaygılar, eğitim hizmetlerini örterek eğitimin amacını ortadan kaldırıyor. Eğitimin amacı insanın çevreye uyumunu sağlamak ve kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır. Fakat günümüzde ekonomik kaygılar eğitim hizmetlerini saptırarak eğitimin amacını örtmektedir. Özel dershaneleri ve buna paralel olarak açılan kursları buna örnek olarak verebiliriz. Ekonomik kaygıların ağır basması, bu eğitim hizmetini veren işletmelerin amacından sapmasına neden olabiliyor. Dershanelerin pekte bilinmeyen bir sloganı olan, ‘Kazananlar reklamımız, kaybedenler müşterimizdir’ cümlesi ekonomik kaygıların sadece bir örneğidir. Özel kurslar her ne kadar eğitim hizmeti verdiklerini söyleseler de sonuçta bir işletme mantığı ile çalışıyorlar. Bu mantık eğitimin, eğitim için değil ekonomik beklentilerden dolayı yapıldığını gösteriyor. Ekonomik kaygılardan arınmış bir eğitim hizmeti sunulduğu taktirde eğitim sorunlarını çözmede etkili bir adım atmış oluruz. Sevgi ve saygılarımla. |