İnceden Bir Komplo Teorisi!..
Jun 08,2007 00:00 by ÖmerŞan
ASELSAN’daki 3 Mühendisin İntiharının Ardındaki Sır..

Bundan bir  kaç yıl öncesine kadar F-16 üretim merkezi TAI’de uçakların dost-düşman tanımlamasını yapan elektronik sistemi, bir tane dahi Türk mühendisin bile giremediği bir bölümde üretiliyordu.

           Bu sistem, bir Türk F-16’sının başka bir uçak ile karşılaştığında karşıdakinin dost mu   düşman mı olduğunu pilota iletiyordu. Yalnız burada bir sorun vardı. Bir Türk F-16’sı,  stratejik kadim dostlarımızdan(!) ABD, İngiliz veya Yunan uçaklarından biri ile karşılaştığında onları ‘DOST’ görüyordu. Bu da, bir savaş halinde bu kadim dostlarımızın(!) bizi sinek avlar gibi avlayabilmesi anlamını taşıyordu.

ASELSAN mühendisleri 6 ay gibi kısa bir sürede ABD tarafından bize güdülen bu uçak tanıma sisteminin hakimiyetini lehimize çevirmeyi başardı.  ABD'nin yıllarca çalışarak kurduğu tezgah, dahi Türk mühendisleri  tarafından kısa  bir zamanda bertaraf edilmişti.

Peki dahi mühendislerimiz şimdi ne ile uğraşıyorlardı?

Kadim dostumuz(!) ABD, sadece uçak tanıma sistemini elinde tutma kozunu elinde bulundurmuyordu. Bundan daha vahim ve önemli  bir kozu var: ABD,  herhangi bir savaş veya askeri operasyon sırasında ABD tarafından satılmış veya modernize edilmiş elektronik sisteme sahip uçak, helikopter, tank, zırhlı birlikler, izleme sistemleri gibi hayati araçları uydusundan verdiği  bir emir ile saf dışı bırakabiliyordu. Yani, kendi yaptığı bu elektronik    sistemler, istendiği anda uzaktan kumanda misali uydulardan kontrol edilebiliyor. Bu da, Türk Ordusunun savaş başlamadan yenilgisi anlamına  geliyor.

İste 3 dahi mühendisin katlinin nedeni : ASELSAN mühendisleri, uçak tanıma sistemlerinin Millileştirilmesi konusundaki başarısından sonra, benzer bir basariyi bu ABD güdümlü elektronik  sistemlerin kontrol dışı bırakılması, uydu müdahalesini bertaraf  edecek yeni elektronik  sistemlerin geliştirilerek silahlı gücümüzün Millileştirilmesi için çalışıyorlardı.  Bunlardan 3 gencimiz kadim  dostumuz(!) tarafından Şehit edildi. Dostumuz, bu sistemi Eşref  Bitlis Paşa'nın şehit edilmesinde de, içinde bulunduğu helikopterde  kullanmıştı.
  1) Tarih: 7 Ağustos 2006  Yer: Pursaklar-Ayancık Yolu (Ankara). ASELSAN'da çok önemli projelere imza atan 31 yaşındaki makine mühendisi Hüseyin Başbilen, bir aracın   içinde ölü bulunuyor. ODTÜ mezunu mühendisin sol el bileğinde ve   boynunda kesik  izleri var. Otopsi sonucu "intihar etmiştir" deniliyor.
  2) Tarih: 16 Ocak 2007  Yer: Gölbaşı (Ankara). ASELSAN’da çalışan ODTÜ mezunu elektrik mühendisi 30 yaşındaki Ali Ünsem Ünal, aracının içinde tabancayla intihar ediyor. 3 yıldır ASELSAN’da çalışan mühendis ölüyor.
  3) Tarih: 26 Ocak 2007 Yer: Batıkent (Ankara). 26 yaşındaki ODTÜ mezunu elektrik mühendisi Evrim Yançeken, evinde intihar ediyor. 2 yıldır ASELSAN'da görev yapan 26   yaşındaki Evrim Yançeken, 7. kattaki evinin penceresinden atlıyor.  Genç  mühendis ölüyor. Yüksek lisans yapan genç mühendisin, uzun süredir tez  için  çalıştığı ve bu nedenle psikolojisinin bozulduğu iddia edildi. Bir de  intihar notu bırakmış: "Artık dayanamıyorum. Psikolojim çok bozuldu. Yüksek  lisans tezimle ilgili büyük sıkıntılar yaşıyorum. İntiharımdan kimse sorumlu  değil. Ailemin üzülmesini istemiyorum.”diye.

7 Ağustos’taki ilk   intiharda  şüpheler vardı. Mühendis Hüseyin Başbilen'in vücudundaki kesikler için   "kendi yaptı" dendi.

Gölbaşı’ndaki 2. intihar da mühendis Ali Ünsem Ünal, aracının içinde başından vurulmuş bulundu. "İntihar etti" dendi.

Batıkent'teki 3. intiharda ise Evrim Yançeken intihar notunu yazıp 7.kattan kendini attı. Dikkat ederseniz 3 ölüm de farklı biçimde gerçekleşiyor.

3 farklı intihar metodunu uyguluyor mühendisler.  İntiharlar son 6 aya  sıkışmış. İlginç. ASELSAN, TSK'nin dışa bağımlılığını azaltmak için   kurulmuş bir şirket. En önemli özelliği ‘aviyonik’ bakımından bunu büyük  ölçüde başarmış olması. Bu ‘aviyonik’ meselesi çok önemli. 650 milyon  dolara F-16'larımızı ABD modernize edecek ya, iste o uçaklarda   bizimkilerin yapamadığı tek şey ‘aviyonik’ sistemler. Dışa bağımlılık o   yüzden.  Türkiye'nin en parlak üniversitesinden  mezun olmuş 3 parlak mühendis. Türkiye'nin en parlak kuruluşlarından birinde iş buluyorlar. Türkiye standartlarına göre hayli iyi maaş alıyorlar. Ve "yüksek lisans tezi    sıkıntısı" onları intihara sürüklüyor. Yüksek lisans neden yapılır? Daha  iyi maaş, daha iyi mevkii için. Adam zaten 26 yaşında bunu başarmış.  Diğerleri de... 

ASELSAN’ın internet sayfasına giriyorsunuz, intiharlarla ilgili tek açıklama  yok. Türkiye'nin en gözde kurumunun 3 mühendisi intihar ediyor,  herkes  "sus-pus". Ölenler ASELSAN’ın çalışanı değil yalnızca, bu ülkenin yetiştirdiği beyinler, Olay sadece "ruhsal sıkıntı" ise, ilk  intiharın  ardından çalışanlarına yönelik tedbir almayan ASELSAN yönetimi yine   kusurlu sayılır. Türkiye'nin en gözde mühendisleri bu ölümleri  görünce   ASELSAN’da çalışmak ister mi? Kurum, adeta içine kapanarak kendi bacağına  kursun sıkmış olmuyor mu? Yanıtı gizlidir ama yine soralım: Bu  mühendisler hangi proje üzerinde çalışıyorlardı?

Geleceklerini garanti altına almış 3 kişinin artarda intihar etmesini "yüksek lisans" notu  açıklamaya yetmiyor.

           Sizce yetiyor mu?