Karadeniz Sahil Yoluna Yargı İncelemesi
Jul 17,2007 00:00 by ÖmerŞan
Başbakan Erdoğan Tarafından Ulaşıma Açılan Yolun Fındıklı Aksu Sahil Geçişi İçin Açılan Yürütmeyi Durdurma Davası Nedeniyle Danıştay 6. Dairesi Tarafından Keşif İncelemesi Yaptırıldı 

(Haber Merkezi)- Başbakan Erdoğan’ın ‘bitirdik’ dediği ve önceki aylarda düzenlenen törenle ulaşıma açtığı Samsun-Sarp arasındaki Karadeniz Sahil Yolu için bilirkişi heyeti görevlendirildi. Yürütmeyi durdurma kararlarına uyulmadığı ve yargı kararlarının uygulanmadığı ileri sürülen yolun Fındıklı-Aksu geçişi için Danıştay 6. Dairesi tarafından görevlendirilen ‘bilirkişi heyeti’ bölgede incelemelerde bulundu.

            Danıştay 6. Dairesi üyesi Nazlı Koçer Başkanlığında, Tetkik Hakimi Necdet Bayram, ODTÜ öğretim üyeleri Prof.DR. Ayhan İnal, Doç.Dr. Baykan Günay ve Dr. Osman Acar’dan oluşan bilirkişi heyeti; bölgede yaptığı incelemeler sırasında, Aksu Mahallesi sakinleri tarafından açılan Yürütmeyi Durdurma Davası Avukatlarından Yakup Şekip Okumuşoğlu, Mahalle Muhtarı Musa Kazım Özçiçek, eski Belediye Başkanı Gürhan Süleymanağaoğlu ile mahalle sakinlerinden bilgiler aldı.

            Bayındırlık Bakanlığı 1. Hukuk Müşaviri Salih Hacıömeroğlu, İmar Plan Daire Başkanı Hidayet Uysal ile yapımcı firma yetkilileri ile Karayolları yetkililerinin de katıldığı inceleme sırasında, Sahil Yolu’nun Aksu geçişine ilişkin 1998 yılında iptal edilen proje ile alternatif 2 ayrı proje ile maliyet analizini isteyen Tetkik Hakimi Necdet Bayram ayrıca bölgenin 3. derecede SİT Alanı ilan edilmesi ile bu kararın iptali ve yürütmeyi durdurma kararlarını da talep etti.

            Karadeniz Sahil Yolunun yaklaşık 4 km’lik Aksu geçişinde incelemelerde bulunan heyete çalışmalarla ilgili bilgi veren Avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu, bu güne kadar çeşitli yargı yollarına başvurulduğu, yargıdaki gecikmelerin yanı sıra verilen yürütmeyi durdurma kararlarına uyulmamasının; 3. derecede SİT alanı olma özelliğinin yanı sıra önemli ekolojik özelliklere sahip Aksu sahilinin yok edildiğini vurguladı.  Yolun söz konusu kısmının bugünkü bitmiş hali ile herhangi bir geri dönüşümün söz konusu olamayacağını, ancak bilirkişi heyetinin bölgenin kamu yararı olup olmadığı yönünde vicdani bir karar vereceğini ifade eden Avukat Okumuşoğlu, heyetin aynı zamanda uygulamayı yapan idarenin hukuk tanımazlığını ve yapılan çalışmaların yasa dışılığını da belgelemiş olacağını ifade etti.

            Karadeniz Sahil Yolu, Rize-Fındıklı Aksu geçişi için 2005 yılının Aralık ayında, Belediye İmar Planlarının Kıyı Kanununa, Anayasaya, şehircilik ilke ve prensiplerine aykırı olduğu iddiası ile Danıştay 6. Dairesinde açılan dava kapsamında görevlendirilen ‘bilirkişi heyeti’nin, 20 ay sonra, yol çalışmaları ile yok olan Aksu sahilinde keşif incelemesi yapması ise çeşitli eleştirilere neden oldu.

 Karadeniz Sahil Yolu'nun Rize Fındıklı geçişinin deniz dolgusu ile yapılmasına karşı yürüttüğü mücadele ile tanınan ve 2005 yılında yapılacak keşiften iki gün önce (22 Temmuz 2005) uğradığı silahlı saldırı sonrası hayatını kaybeden İstanbul Barosu avukatlarından Cihan Eren’in eşi Müzeyyen, çocukları Zeliha, Efe ve Yunus Eren ile Aksu Mahallesi Muhtarı Musa Kazım Özçiçek ve Mahalle Sakinleri tarafından 2005 yılının Aralık ayında Danıştay 6. Dairesine, ‘yürütmeyi durdurma’ talepli olarak, ‘imar planlarının iptali için’ dava açmıştı.

Danıştay’da açılan davada önce ‘yürütmeyi durdurma’ talebi reddedilirken, karara yapılan itiraz üzerine ise İdari Dava Daireleri Kurulu, bilirkişi incelemesinden sonra yürütmeyi durdurma kararı verilmesi şeklinde Danıştay 6. Dairesinin kararını bozmuştu.

Dava ile ilgili gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yapan Karadeniz Sahillerini Koruma Platformu sözcüsü Avukat Hasan Sıtkı Özkazanç, Cihan Eren'in ölümünden sonra, daha önce 3. derece SİT alanı olarak ilan edilen Fındıklı Aksu Sahili hakkındaki SİT kararı, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün başvurusu üzerine Trabzon Bölge Koruma Kurulu tarafından kaldırılmış ve bu karar dayanak yapılarak önce Fındıklı Belediyesi tarafından onaylanan imar planları Trabzon İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiği halde aynı plan Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak tarafından, 17 Ekim 2007 tarihinde onaylanarak yol inşaatı tekrar başlatılmış ve Aksu Sahili kayalar ile doldurularak yok edildiğini kaydetti.

Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak’ın bu onayının ardından açılan dava sürecinden 20 ay sonra bilirkişi heyeti bölgeye gelerek geçişi tamamlanan Aksu sahilinde keşif incelemesi yapmasının dikkat çekici olduğuna işaret eden Avukat Özkazanç; açıklamasını şöyle sürdürdü : “Yürütmeyi durdurma talepli açılmasına ve dolan denizin tekrar eski haline getirilmesinin çok zor olmasına karşın Aralık 2005 yılında açılan dava çok yavaş ilerlemiş, adeta yol inşaatının bitmesi beklenmiştir. Sonunda davanın açılmasından 20 ay sonra ve bilirkişi ücretinin yatırılmasından dokuz ay sonra bu gün Aksu sahilinde inceleme yapılmaktadır. Bu inceleme buradaki 4. bilirkişi incelemesidir. Aradan geçen sürede Aksu sahili kayalar ile doldurularak yok edilmiştir. Bu inceleme sonrasında Bayındırlık Bakanı Faruk Özak tarafından resen onaylanan planların hukuka ve kamu yararına olup olmadığı konusunda Danıştay nihai kararı verecektir. Bu kararın yasaların ve kamu yararının gerektirdiği şekilde oluşacağını ümit ediyoruz. Hukuk geç de olsa doğru kararı verecek ve önceden ilan edilmiş doğal SİT kararının kaldırılması gibi çarpık ve zorlama  kararlar ile Fındıklı sahillerinin yok edilmesine karşı hayatı pahasına direnen Cihan Eren'in haklılığı bir kere daha kanıtlanacaktır.Karayolları Genel Müdürlüğü hazırladığı keşif raporlarında, Aksu Sahili'nden dolgu ile yapılacak deniz geçişinin 33 milyon dolara mal olacağını söylemesine karşın, bu konuda yapılan bilgi edinme başvurularına cevap vermeyerek, deniz dolgusu ile yapılan yolun ne kadara mal olduğunu gizlemeye çalışmaktadır. Fındıklı geçişinin de bir parçası olduğu 77 Km uzunluğundaki Çayeli-Hopa yolunun ilk keşif bedeli ile gerçekleşen maliyeti arasındaki oran, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün deniz dolgusu ile yapılan Fındıklı geçişinin maliyetini neden saklamaya çalıştığını anlamamız için fikir verecektir. 77 Km uzunluğundaki Çayeli-Hopa yolu, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün internet sayfasındaki rakamlara göre 270 milyon dolara ihale edilmiş ve yapılan keşif artışları ile maliyeti bir milyar doları bulmuştur. Üstelik de henüz inşaat tam olarak bitmemiştir. Karayolları Genel Müdürlüğü’nü , kara geçişi ile aynı fiyata mal olacağı şeklinde sunulan Fındıklı Deniz Geçişinin ne kadara mal olduğunu açıklamaya çağırıyoruz. Fındıklı'da paha biçilmez sahillerin yok olması, ölçülemez sosyal fayda maliyetlerinin oluşması yanı sıra, doğrudan ne kadar milyon doların ilaveten denize gömülmüştür. Neden Fındıklı geçişi ile ilgili yapılan harcamalar, böyle bir bilginin özel olarak hesaplanması gerekir şeklinde inandırıcı olmayan ve gerçekdışı gerekçeler ile gizlenmeye çalışılmaktadır. Benzer şekilde Arhavi'de yapılan ve denizde 100 dekardan çok alan elde edilmesi ile sonuçlanan dolgular kaça mal olmuştur. Çayeli-Hopa yolunun hükümetin Kuzey Irak'a girmeme sözünü vermesine neden olacak hibe kredi düzeyine, yani bir milyar dolara ulaşmasında bu dolguların payı ne kadardır. Bu konularda Karayolları Genel Müdürlüğü'nden açıklama bekliyoruz. Değerli bilim adamlarının vereceği rapor ve Danıştay'ın kararı, Karadeniz Sahil Yolu'nda nasıl bir soygun yapıldığı ve kamu kaynaklarının nasıl talan edildiği açısından da önemli bir karar olacaktır.”

Aksu Mahallesi muhtarı Musa Özçiçek ise yaptığı açıklamada “Yol bitti ama maalesef üzülerek söylüyorum 2005 yılında açtığımız dava kapsamında 20 ay sonra bilirkişi heyeti  bölgeye gelerek inceleme yaptı. Ben hukukun var olduğuna inanmıyorum. Sayın Başbakan gelip yol açılışını yaptıktan sonra gelip bilirkişi heyeti gelip inceleme yapıyor. Karadenizli bir Başbakan yolu başlatmıştır diğeri bitirmiştir. İkisinin de bölgeye bir katkısı yoktur. Karadeniz’i Karadeniz olmaktan çıkarıp kaya deniz haline getirdiler” dedi.